Mustafa Kemal Atatürk komutasındaki Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 98. yıl dönümü, zaferin kazanıldığı Kütahya Dumlupınar’da, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun da katıldığı törenle kutlandı. Bakan Kasapoğlu, zaferi gelecek yıllarda çok daha kalabalık bir şekilde kutlamayı temenni etti.

30 Ağustos Zafer Bayramının 98. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Valilik önünde başlayan törenlerin ardından Dumlupınar Şehitliği ziyaret edildi. Burada şehitler için Kur’an-ı Kerim okunarak dua edilirken gençlere 30 Ağustos Zaferi ile şehitliğin önemi anlatıldı. Kutlamalar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Başkomutan Meydan Muharebesi'ni sevk ve idare ettiği Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepeçalköy’de Zafer Abidesi’ne çelenk sunma töreniyle devam etti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Büyük Taarruz’u yönettiği ve Başkomutan Meydan Muharebesi ile Türk ordusunun kesin zafer kazandığı Zafertepeçalköy’de düzenlenen törende, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve il protokolü Zafertepeçalköy’de Zafer Abidesi’ne çelenk sundu.
Zafertepeçalköy’de Zafer Abidesi’ne çelenklerin sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu; saygı atışı yapıldı ve İstiklal Marşı okundu. Garnizon Komutanının konuşması ve bir subayın araziyi tanıtarak harekatı anlatmasının ardından mehter takımı eşliğinde tören alanına yürüyüş yapıldı.
Şehitler için Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dua edilmesiyle sürdürülen törende Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı Ahmet Asım Okat, Kütahya Valisi Ali Çelik ve Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu bir konuşma yaptı.
Kasapoğlu, "Türk milletinin şanlı istiklâl mücadelesini zaferle taçlandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kahraman Mehmetçiklerimizi minnetle, hürmetle, rahmetle yâd ediyorum.Günlerdir 30 Ağustos kutlamalarının iptal edildiğini söyleyenler bugün buradaki fotoğrafa iyi baksınlar. İşte burada, Zafertepe’deyiz. 98 yıl önceki ruhla omuz omuza, tarihimizin en büyük zaferlerinden birini kutluyoruz. Ecdadımızın emanetine, hatırasına gururla, minnetle sahip çıkıyoruz. Dün de buradaydık, bugün de buradayız, yarın da Allah’ın izniyle burada olacağız. Tarih de bizimdir, zafer de. Yalanla, iftirayla fitne çıkarmaya çalışanlar milletimiz nezdinde ilelebet kaybetmeye mahkûm olacaklar. Biz önümüze bakacağız, yolumuza, işimize bakacağız. İnsanlarımızın arasına nifak tohumları ekmeye çalışanlara inat, bir olmaktan, birbirimizi sevmekten vazgeçmeyeceğiz" dedi.
"Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Türkiye’yi büyütüyoruz"
"Türkiye Cumhuriyeti, 100. yaşına emin adımlarla yürüyor" diyen Bakan Kasapoğlu, "Türkiye’nin ayak sesleri hem içeride hem dışarıda bazılarını rahatsız ediyor.Fakat biz bu yolda ne zaman bir sıkıntıyla karşılaşsak; sığınağımız Allah’ın kudreti, milletimizin büyük desteği ve şanlı tarihimizden edindiğimiz tecrübeler oluyor. Ecdadımızın kazandığı büyük zaferler, meşakkatli yolları aşarken en büyük gücümüz, ilham kaynağımız oluyor. Bu tarih boyunca hep böyle olmuştur. Ahlat’tan Söğüt’e, Söğüt’ten Dumlupınar’a uzanan kutlu yol boyunca milletimizin azmi, cesareti, iman gücü hiç değişmemiştir. 1071’de, Malazgirt'te büyük bir zafer kazanarak bu toprakları bize yurt kılan ecdadımız, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar'da bu milletin istiklalinden vazgeçmeyeceğini dünyaya haykırmıştır. Bu ruh aynı ruh, bu şuur aynı şuurdur. Bugün de milletimizin yeni nesilleri, aynı şuurla vatan müdafaası için görev başındadır. Bunun en büyük göstergesi 15 Temmuz’da Türk milletinin hain darbe girişiminde gösterdiği tavizsiz duruştur. Malazgirt ruhu, İstiklal Harbi ruhu, 15 Temmuz ruhu; hep aynı duruşun tarihsel izdüşümleridir.
98 yıl önce kahraman milletimizin ve şanlı ordumuzun al bayrak inmesin diye mücadele verdiği bu topraklarda, biz de bugün aynı ruhla bayrağımız, hürriyetimiz ve istikbalimiz için çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Türkiye’yi adım adım büyütüyor ve yarınlara cesaretle yürüyoruz. Türkiye bugün yaşadığımız bu topraklar üzerinde oynanan kirli oyunları bozmuş ve kendi göbeğini kendi kesebilen bir ülke olma yolunda güçlü adımlar atmaya başlamıştır. Çünkü biliyoruz ki 'istiklal-i tam' ancak bağımsız bir millî ekonomi ile mümkündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı’nın hemen akabinde İzmir İktisat Kongresi’ni toplamasının temel amacı budur. Hamd olsun Türkiye bugün bunu başarmıştır. Karadeniz’de tarihimizin en büyük doğalgaz keşfini yapmış olmak, bizi hem doğalgazda dışa bağımlılıktan kurtaracak hem de gücümüze güç katacak dev bir adımdır. İnanıyoruz ve biliyoruz ki, bu ülkemiz için yeni bir başlangıçtır. Türkiye’nin bağımsızlığını savunmak, kuru lafla değil ancak icraatla mümkündür. Bu ülke için çalışmakla, üretmekle, yarınları adım adım inşa etmekle mümkündür. Bize emanet edilen bu memlekete layıkıyla sahip çıkmakla, bu ülkenin başarı çıtasını her gün biraz daha yükseltmekle mümkündür. İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, hükümetimiz her alanda bu ideali gerçekleştirmektedir. İnsanlığı kasıp kavuran pandemi sürecinde, Türkiye’nin kriz yönetimindeki performansı dünyanın büyük takdirini toplamıştır. 18 yıldır sağlıkta, enerjide, ekonomide, eğitimde, sporda, ulaşımda attığımız adımlar, Türkiye’ye hasımlık edenlerin kabusu olmuştur" şeklinde konuştu.
"Çalışın, üretin, hayallerinizin peşinden gidin"
Gençlere güvendiklerini dile getiren Bakan Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Yüzünüz dünyaya, kalbiniz, istiklal uğruna nice canların verildiği vatan topraklarına dönük olsun. 1919’da başlayıp Cumhuriyetimizin ilanı ile neticelenen meşakkatli süreci iyi tahlil etmenizi öneriyorum. Yüzümüzü ağartan bütün tarihsel başarıların inanç, cesaret ve kararlılıkla tesis edildiğini göreceksiniz. Unutmayın, inanıyor ve fedakârca gayret gösteriyorsanız er ya da geç hedeflerinize ulaşırsınız. Çalışın, üretin, hayallerinizin peşinden gidin. Biz, ihtiyaç duyduğunuz her yerde sizinleyiz. Sizin mutlu ve huzurlu olmanız, hayallerinizi gerçekleştirmeniz için çaba gösteriyoruz. Sizlerden de hem kendi istikbaliniz hem ülkemizin yarınları için sorumluluk almanızı, geleceğe hazırlanmak adına çok çalışmanızı bekliyoruz. Çünkü vatan için çarpışmak kadar çalışmak da önemlidir.Bu amaçla dökeceğiniz alın teri, harcayacağınız zaman, yapacağınız mesai çok kıymetlidir. Türkiye’nin gençlerine güveniyoruz. Türkiye’nin medeniyet kervanı, gençleriyle yürüyecek. Türkiye Cumhuriyeti, Allah’ın izni ve milletimizin ama en çok siz gençlerimizin gayretiyle ilelebet payidar olacak. Bugün ülkemizin dört bir yanından gelerek burada bizimle olduğunuz, ecdadımızın aziz hatırasına vefa ve sadakatle sahip çıktığınız için sizlere teşekkür ederim. Hepinizle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Buradan bütün Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyor, ülkemize, milletimize ve bütün insanlığa sağlık, esenlik dolu günler diliyorum. Seneye inşallah bayramımızı pandemi sürecini atlattığımız, daha sağlıklı günlerde çok daha kalabalık bir toplulukla kutlamayı temenni ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dünden bugüne, Türk milletinin var oluş destanlarına mühür vuran bütün kahramanlarımızı saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum. Ülkemizde ve sınırlarımızın ötesinde vatanın selameti için aslanlar gibi nöbet bekleyen Mehmetçiklerimize de buradan selâm olsun. Allah onları ailelerine, sevdiklerine, bizlere bağışlasın. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu, sevinçlerimiz daim olsun" dedi.
Kütahya Valisi Ali Çelik de, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün aynı zamanda Kütahya'nın Yunan işgal Kuvvetlerinden Kurtuluşunun yıl dönümü olduğunu ifade eden: "Gazi Mustafa kemal önderliğinde 26 Ağustosta Afyon Koca Tepede başlayan 30 Ağustos 1922 günü Başkomutan Meydan Muharebesi ile devam eden Büyük Taarruz ile eşsiz bir zafer kazanılmış Kurtuluş savaşının kesin bir zaferle sonuca ulaşması sağlanarak vatan topraklarımız Kurtarılmış ve Türk milleti Hür ve Bağımsız yaşama onuruna kavuşmuştur. İstiklal şairimizin Mehmet Akif’in dediği gibi bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı düşün altında binlerce kefensiz yatanı dizeleriyle tanımladığı bu topraklar 1911’de Balkan Savaşları nedeniyle yuvasından ayrılan 11 yıldır görmediği sancaktan ayrılan 19 yaşındaki Mehmet’iyle Dumlupınar’da savaştıktan sonra oğlunun kollarında şehit düşen Çetmili Kara Ali Çavuşun işgal kuvvetlerinin 22 çeşit yerinde mücadele ederek yaklaşık 20 bin düşman askerini esir aldıktan sonra düşman toplarını ele geçirmek üzere tekrar hücuma geçtiği sırada askerleriyle şehit olan yüz başı Harputlu Halil Efendinin top mermisinin açtığı çukura bedeni gömülse de sancağı toprağa karışmış olarak koluyla dimdik tutan ve onun gibi aslanlar gibi şehit düşen Elazığlı hacı Ömer Yusuf ziyanın Diyarbakırlı üst teğmen Mehmet oğlu Ahmet’in ve nice Mehmet’in Anadolu’nun bir çok ücra köşesinden buraya gelerek vatan toprağını koruyan ve şehit olan evlatlarımızın bize emanet olan vatan ve tarihe gereken özel hassasiyeti göstermemiz bizim en temel sorumluluk ve vazifemizdir sevgili gençler ve kıymetli misafirlerimiz milletimiz tarih boyunca bu bağları zayıflatmak isteyenlerin tüm çabalarına rağmen hala ülkesine sahip çıkmış ve bu uğurda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır. Bugünde 98 yıl önce karşımızda duranlar bugünde karşımızda yüzden birlik ve beraberlikle onlara karşı duruşumuz hep aynı olmalıdır" dedi.
Tören, 'Bir şiir, bir nefes' Gençler Arası Şiir Okuma Yarışması ve Gençlerin Türk Müziği Yarışması’nda derece alan gençlerin performansı ve ödül töreni ile devam etti.
Bu arada, Zafer Bayramı sebebiyle Türk Yıldızları’nın Zafertepeçalköy ve Dumlupınar semalarında yaptığı gösterisi adeta nefesleri kesti. Tören, yöresel kıyafetler içerisinde temsili top mermisi ile kağnılar eşliğinde savaş döneminin canlandırılması ile sona erdi.
İHA/RAMAZAN DOĞAN